Erkekler Ağladığında

21.02.2026

Kişi Okumuş

0 Yorum

Erkekler Ağladığında

Reema Hamza, SURİYE,

Suriye edebiyatının hüzünlü sesi Reema Hamza, “Erkekler Ağladığında” adlı şiiriyle toplumsal hafızanın ve bireysel kederin derinliklerine iniyor. Şair, erkeklerin gözyaşını sadece bir duygu patlaması değil, adaletsizliğe ve yitirilmiş vatan toprağına bir başkaldırı, asil bir yas biçimi olarak tanımlıyor.

Reema Hamza – Suriye

Nevi: Şiir

Erkekler Ağladığında

Erkekler ağlar…

Ve ağladıklarında, gökyüzü düşecek gibi olur,

sanki rüzgârın sessizliği inciteceğinden

korkarmışçasına.

Gözyaşları —derinin altında kanayan

yaralardan daha ağır—

zamanın lekelerini temizler

ve asil bir acının çağlayanı gibi

boşalır.

Hafıza, önlerine kefensiz düşmüş

bir adamın yüzünü

ya da sesi unutuşun parmaklıkları ardında

yitip giden bir annenin feryadını

getirdiğinde ağlarlar.

Çoktan gitmiş bir sevgilinin kokusu

yeniden yükseldiğinde

ve kederin örgüleri ufkun omuzlarını

sıyırıp geçtiğinde ağlarlar.

Bu öyle bir ağlayıştır ki

gecenin sayfasına saf olanların

vasiyetini kazır:

Adalet henüz doğmamıştır

ve hüzün, erkekler için

kimsenin onlarla yarışamayacağı

bir vatandır.

 

Reema Hamza
author .Syria

 

When Men Cry

Men do cry…
And when they do, the sky seems to fall,
as though it fears the wind
might bruise the silence.
Their tears—weightier than wounds
that bleed beneath the skin
cleanse the stains of time
and pour like a cascade
of noble pain.
They cry when memory raises before them
the face of a slain man
who never found a shroud,
or the lament of a mother
whose voice dissolved
behind the bars of forgetting.
They cry when the scent
of a long-gone beloved rises again,
and the braids of sorrow
sweep across the shoulders of the horizon.
It is a weeping
that inscribes upon the page of night
the testament of the pure:
that justice has yet to be born,
and that sorrow, for men,
is a homeland
none can rival them in.

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.