Oğuz BATIN’ın Yeni Romanı “DEDEMİN BİSİKLETİ” hakkında RÖPORTAJ:
20.08.2025
Kişi Okumuş
0 Yorum
Oğuz BATIN’ın Yeni Romanı “DEDEMİN BİSİKLETİ” hakkında bir RÖPORTAJ:
– Romanınızın adı “Dedemin Bisikleti”. Bu başlığı seçmenizdeki özel sebep neydi?
– Bisiklet, benim için sadece bir araç değil; dedemin gençliğinin, özgürlüğünün ve yaşam sevinicinin sembolüydü. Onun kırmızı bisikletiyle kahvehaneye gidişi, çocukların gözünde kahramanca bir yolculuktu. Bu yüzden kitabın adı, o bisikletle özdeşleşti.
– Kitapta Nejat Boragil karakteri öne çıkıyor. Onu nasıl tanımlarsınız?
– Nejat Boragil, Cumhuriyet kuşağının emektar bir temsilcisi. Devlet Demir Yolları’ndan emekli, disiplinli ama bir o kadar da içten. Ailesine düşkünlüğü ve hayatı basit ama derin yaşamayı bilmesiyle romanın kalbinde yer alıyor.
– Romanda aile kavramı çok güçlü görünüyor. Sizce neden aile hikayesi anlatmak istediniz?
-Çünkü aile, her insanın ilk ve en güçlü bağlandığı yerdir. Dedemin, çocuklarına, torunlarına ve dostlarına bakışı; modern hayatın karmaşası içinde kaybolmuş okurlar için sıcak bir yuva hissi veriyor.
–Dedeyle torun arasındaki ilişkiyi işlerken kendi hayatınızdan ilham aldınız mı?
-Evet, dedemle geçirdiğim zamanlar bu romanın ilham kaynağı oldu. Onunla yaşadığım anıları kurmaca ile harmanlayarak, evrensel bir dede-torun sevgisi yaratmaya çalıştım.
– Kitapta Amerikalı Mehmet karakteri dikkat çekiyor. Bu karakter neden önemli?
– Amerikalı Mehmet, farklı bir kültürden gelen ama dostlukta sınır tanımayan bir figür. Nejat Boragil’in sohbet arkadaşı. Onların dostluğu, kültürler arası bağların ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.
–Romanınızda nostalji çok güçlü. Bu bir tercih miydi?
– Kesinlikle. Çünkü geçmişteki o samimiyetin, komşuluk ilişkilerinin ve aile sıcaklığının günümüz okuyucusu için özlenen bir tarafı var. Bu nostalji, aslında okuru bir nebze olsun huzura götürmeyi amaçlıyor.
– “Dedemin Bisikleti”ni okuyan bir okur sizce ne hissedecek?
– Öncelikle kendi ailesini hatırlayacak. Dedelerini, ninelerini, eski mahallelerini… Ve muhtemelen kitabı kapattığında yüzünde bir tebessüm, içinde hafif bir hüzün olacak.
–Romanınızda günlük yaşamın küçük ayrıntılarını sık sık görüyoruz. Neden böyle bir tercih yaptınız?
– Çünkü hayat, küçük ayrıntılarda gizli. Dedemin kahveye gidişi, evde torunlarıyla yaptığı küçük sohbetler ya da komşularla edilen muhabbetler… Bunlar aslında hayatı anlamlı kılan unsurlar.
– Sizce bu romanın günümüz okuruna verdiği en önemli mesaj nedir?
– Hızla tüketilen modern hayatta, köklere ve değerlere sahip çıkmak gerektiği. Aileyi, dostluğu ve samimiyeti kaybetmeden ilerleyebilmek…
– Teşekkürler.
Nazlı Gazetesi
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.