YENİ ADLİ YIL TÖRENLE BAŞLADI.
01.09.2025
Kişi Okumuş
0 Yorum

Bahattin ALBAYRAK / NAZİLLİ /Aydın, – AYDIN’ın Nazilli ilçesinde yeni adli yıl Adalet Sarayı önünde düzenlenen tören ile başladı. Adalet sarayı önünde saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Atatürk anıtına Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz ve Nazilli Baro temsilcisi Av. Emel Şahin çelenklerini bıraktılar.
Düzenlenen törene CHP Aydın Milletvekili Av. Süleyman Bülbül, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, Belediye Başkanı Uzm. Dr. Ertuğrul Tetik, Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, Emniyet Müdür V. Mehmet Solak, ilçe Jand. Kom. Vekili ve ilçede görev yapan Avukatlar, Nazilli Adliyesinde görev yapan hakim ve Savcılar katılım sağladılar.
Düzenlenen törende ilk konuşmayı yapan Nazilli Cumhuriyet Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz yaptığı konuşmasında, “Konuşmama başlamadan önce başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşları olmak üzere vatan savunmasında görev alan tüm şehitlerimizle görevi başında iken hayatını kaybetmiş olan Hakim, Cumhuriyet Savcısı, Avukat meslektaşlarımıza, İcra Müdürü, Ceza İnfaz Kurumu Müdür ve Personeli, İcra Memuru, Yazı İşleri Müdürü, Zabit Katibi, Mübaşir çalışanlarımızın ruhları şad mekânları cennet olsun diyor, gazilerimize de Allah’tan şifa temenni ediyorum.
Yeni Adli yıl başlarken bilhassa yaz kararnamesi ile Nazilli Adliyemize atanarak göreve başlayan Hakim ve Cumhuriyet Savcısı meslektaşlarımıza, İcra Daireleri Müdür Yardımcılarımıza hoş geldiniz diyor, hayırlı görevler yapmalarını temenni ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Adli yıla ülkemiz genelinde meydana gelen orman yangınlarıyla ve söndürme/soğutma çalışmaları halen devam etmekte olan Buharkent ilçemizdeki yangın dolayısıyla buruk bir heyecanla başlıyoruz.
Kıymetli Meslektaşlarım, değerli misafirler Adalet bir toplumun temelini oluşturan en temel harcı, hukuk ise bu temeli ayakta tutan Çelik İskeletir, bu yapıyı ayakta tutan en kritik ilke ve değer hukukun üstünlüğü ilkesidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi sadece kanun metinlerinde yer alan bir kavram değil, yaşayan, nefes alan, toplumu bir arada tutan bir mutabakat, bir medeniyet projesidir. Bu ilke gücünü kanunların katılığından değil, adaletle olan inancımızdan almaktadır, biz de yeni adli yılda hukukun üstünlüğü ilkesini rehber edinerek, adil, eşit ve tarafsız şekilde görevimizi yerine getirme gayretimizi büyük bir titizlikle sürdüreceğiz.
Nazilli Adliyemiz adli yılı başarılı bir şekilde tamamlamış olup, bir yıl içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza gelen 16.572 soruşturma dosyası ile beraber geçen yıllardan kalan dosyalarımızın bir kısmı da karara bağlanmıştır, bu konuda emeklerini esirgemeyen Cumhuriyet Savcısı meslektaşlarımıza ve Yazı İşleri Müdürü ve Zabit Katibi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, yine geçen yıl meydana gelen infial uyandıracak nitelikli suç kategorisinde faili meçhul bir olayımız kalmamış, olayı gerçekleştiren tüm şüpheliler tespit edilerek gerekli adli işlemler yapılmıştır. Hassas ve titiz çalışmalarından dolayı hem İlçe Emniyet Müdürlüğümüz ve İlçe Jandarma Komutanlığımızla tüm kolluk birimlerimize
teşekkür ediyorum.
Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı olarak bu yıl da adaletin tecellisi ve toplumun huzurunun sağlanması bakımından yoğun ama dikkatli gayretlerimizi sürdüreceğiz, vatandaşımızın huzuruna göz diken, haksız ve hukuksuz bir şekilde
kazanç sağlamaya çalışan suç örgütleri ile onlara suç işleme yolunda katkı sağlayan, destek olan yardım eden iştirakçilerinin de hukuk çerçevesinde hesap vermelerini sağlayacak çalışmalar en önemli önceliklerimizden birisi olacaktır.
Bu sebeple her yıl olduğu gibi bu yeni adli yılda da tüm vatandaşlarımızdan hasreten görmüş, duymuş ve yaşamış oldukları hukuka aykırı tüm eylemleri bizimle veya kolluk birimlerimizle çekinmeden paylaşmalarını istirham ediyorum, bu bizim suç ile mücadelede daha hızlı ve sonuca yönelik adımlar atmamızı sağlayacak, huzurlu bir toplum ortamının ekiştirilmesinde bize güç verecektir, bu düşüncelerle sözlerimi daha fazla uzatmadan yeniden tüm adli çalışanlarımızın, avukatlarımızın, adli kolluk birimlerimizin ve tüm milletimizin adli yılını kutluyorum” dedi.
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nusret Emirosmanoğlu’da yaptığı konuşmasında, “Nazilli Adliyesi’nin müstakil adliyesi bulunmayan 4 ilçeye de hizmet vermektedir. Adliyemiz 24 mahkemeyle 290 bin kişilik nüfusa hizmet vermektedir. Adliyemiz emsallerine nazaran daha fazla bir iş yüküne sahip. Hakim ve savcılarımızın mesai mefhumu gözetmeksizin fedakarca çalışıyorlar. Geciken adalet, adalet değildir. Yargılamaların makul sürede tamamlanması, adalete erişimin kolaylaştırılması vatandaşın adalet duygusunun tatmin edilmesi öncelikli hedefimiz” dedi.
Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Avukat Emel Şahin’de yaptığı konuşmasında, “Adalet, yalnızca mahkemelerin değil toplumun ortak vicdanıdır. Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak; mesleğimizin onurunu, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerini ve adil yargılanma hakkının yaşamsal önemini, toplumun ortak vicdanına katkı sunmak amacıyla bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız.
Hukuk devleti, ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Bugün ise yargının bağımsızlığının zedelendiği, savunmanın sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Yürütmenin yargı süreçlerine doğrudan müdahalesi, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve keyfî tutuklama pratikleri yurttaşların hukuka ve adalete olan güvenini derinden sarsmaktadır.
Tutuklama tedbiri bir ceza aracına dönüştürülmüş; yalnızca avukatlar değil, gazeteciler, seçilmiş belediye başkanları, demokratik ve Anayasal haklarını kullanan geleceğimiz olan öğrenciler de gözaltına alınıp tutuklanarak keyfî uygulamaların hedefi hâline getirilmiştir.
Bu durum yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, doğrudan toplumsal barışı ve hukuk devletinin temelini tehdit etmektedir. Savunmanın ve toplumsal muhalefetin cezalandırılması, aslında adaletin yargılanmasıdır.
Baroların bağımsızlığına yönelik yargı müdahaleleri de, yalnızca yönetimsel bir tasarruf değil, doğrudan hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Baroların ifade özgürlüğünü kullandıkları için hedef alınması ve yönetimlerine müdahale edilmesi, demokratik meşruiyeti zedelemektedir.
Meslektaşlarımız yalnızca mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılarla değil, ağırlaşan ekonomik koşullar ve saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. Avukatların ekonomik ve mesleki güvenceden yoksun bırakılması, savunmayı işlevsiz hâle getirmekte; bu da doğrudan adil yargılanma hakkını imkânsızlaştırmaktadır.
Öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri, mesleğin niteliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Devlet üniversitelerinin kontenjanlarının azaltılması olumlu bir adım olsa da yeterli değildir; vakıf üniversitelerinin kontenjanlarının da aynı şekilde azaltılması, başarı sırasının yükseltilmesi ve hukuk eğitiminin niteliğini artıracak adımların atılması zorunludur.
23 Ocak 2025’te açıklanan 2025–2029 Yargı Reformu Stratejisi’nde avukatlara ilişkin hedefler dikkat çekicidir. Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, stajyer avukatlara destek sağlanması, kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi hayati önem taşımaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz.
Ancak, bu hedeflerin hayata geçebilmesi için toplumda hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi zorunludur. Bu yalnızca yeni yasaların çıkarılmasıyla değil, Anayasa ve mevcut yasaların eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı güvence altına alınmadıkça, adalet duygusu onarılamaz.
Bağımsız yargının ve güçlü bir savunmanın teminatı; ekonomik ve mesleki açıdan güvenceli avukatlardır. Avukatların, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş yöneticilerin özgür olmadığı bir ülkede adaletten söz edilemez.
Bizler, bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş belediye başkanlarının özgürlüğüne kavuştuğu bir yıl olmasını diliyoruz” dedi.





YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
BENZER İÇERİKLER
FACEBOOKTA BİZ