ÇETE AYŞE…
03.08.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

ÇETE AYŞE…
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
1894 yılında Aydın’ın İmamköy Köyü’nde dünyaya geldi, 1910 yılında Mustafa Bey ile evlendi. 2 kızı oldu, kocası 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda şehit düştü. Ayşe, 21 yaşında dul kaldı. Kızları ile birlikte babaocağı, İmamköy Köyü’ne döndü. Savaş ve yokluk yıllarında küçük bir toprağı dikerek, bir kaç koyun ve bir kaç tavukla yaşam mücadelesine başladı.
Yunan Ordusu’nun İzmir’e çıktığını ve Aydın’a doğru ilerleyeceğini duyunca herkesi bir korku ve telaş kapladı, Ayşe arkadaşı asiye ve kız kardeşi Yunanlılardan korkusuna Aydın’ın 4 kilometre güneyinden geçen Büyük Menderes Nehri’ni sallarla geçmek isterken sal alabora olunca nehirde boğulduklarını gördü. Büyük Menderes Nehri o yıllarda suları bol olan bir nehirdi, geçmek cesaret istiyordu. Nehrin güneyini İtalyanlar kontrol ediyordu, bu durum karşısında Ayşe geriye dönüp milli mücadele saflarına katılmaya karar verdi.
Kocasından kalma küpeleri satarak kendisine silah ve fişek aldı, oysa zor durumda kalırsa küpeleri satıp kızlarını büyütmeyi hayal ediyordu. Yunan Kuvvetleri Aydın’a geldiğinde o İmamköy Köyü’nde idi, dayanamayıp martin tüfeğini alıp yola koyuldu.
Aydın’ın ilk Yunan İşgali’nin bertaraf edilmesinden sonra Aydın’ın Sultanhisar İlçesi’ne bağlı Salavatlı Kasabası’nda Halil İbrahim ile Sancaktarın Ali Efe’nin kızanları arasına katıldı, bir süre sonra Çete Ayşe’ye 10 kızan tahsis ettiler. Artık ”Çete Başı” olmuştu.
Kepez’de savaştı, burada yörük kadınlarından Çiftlikli Kübra ve Ayşe Çavuş’da vardı. Aydın’dan düşmanı kovdular ama Yunan Ordusu Aydın’ı yeniden işgal edince bu sefer Büyük Menderes Nehri’ni geçerek Aydın’ın Yenipazar İlçesi’nde ki Yörük Ali Efe grubuna katıldı,
Yenipazar Büyük Menderes Nehri’nin 5-6 kilometre güneyinde bir ilçedir. İtalyan Mıntıkası olduğu için Yunan Ordusu, nehrin güneyi ile ilgilenmemektedir. Çete Ayşe bir çok kez Yunan Ordusu ile savaşır, Üç Yol Savaşı’nda yaralanır. İyileşir, tekrar savaşa katılmak ister ama bu sefer de sıtma hastalığına yakalanır.
Yörük Ali Efe’nin talimatı ile cephe gerisinde görev yapmaya başlar, savaş sonrası köyüne döner. Mütevazi bir hayat sürer, 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine ”İstiklal Madalyası” verilmiştir.
Kendisine savaşta gösterdiği fedakarlıklar nedeni ile maaş bağlanmasına ”Vatanın kurtarmanın karşılığı olmaz.” diyerek reddetmiştir.
İlgili Terimler :
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.