CORENDON’DA HAVACILIK VE TURİZM HEGEMONYASI… HOLLANDA KRALLIĞI’NIN ÖZERK ÜLKESİ CURAÇAO’YU, ATİLAY USLU MU YÖNETİYOR?
06.11.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

İlhan KARAÇAY – NAZLI GAZETESİ / HOLLANDA,
CORENDON’DA HAVACILIK VE TURİZM HEGEMONYASI… HOLLANDA KRALLIĞI’NIN ÖZERK ÜLKESİ CURAÇAO’YU, ATİLAY USLU MU YÖNETİYOR?
HOLLANDA KRALLIĞI’NIN ÖZERK ÜLKESİ CURAÇAO’YU, ATİLAY USLU MU YÖNETİYOR?
Otelleri, uçuşları, sağladığı iş imkânları ve millî takıma desteğiyle Corendon, adanın hayatında güçlü bir yer edindi. Atilay Uslu’nun eski bir Hollandalı bakana verdiği sert cevap, O’nun adanın geleceğine ilişkin tartışmalardaki ağırlığını yeniden gündeme taşıdı.
CORENDON’DA HAVACILIK VE TUR OPERATÖRLÜĞÜNE AYRI YÖNETİMLER.
Tur operatörlüğü ile Hollanda’daki hava yolu şirketi, ayrı yönetimlere kavuşacak. Tur operatörü, başka hava yollarından da koltuk alabilecek, hava yolu şirketi ise farklı müşterilerle çalışabilecek.
GÜNAY USLU, CEO’LUKTAN GRUP DANIŞMANLIĞINA GEÇİYOR.
Günlük yönetimi devretmeye hazırlanan Günay Uslu, Corendon’daki çalışmalarını grup danışmanı olarak sürdürecek. Bölümler arasında bağlantı kuracak, yeni projelerle ilgilenecek. Tur operatörlüğünü yönetecek yeni CEO için arayış sürüyor.
UMRE UÇUŞLARINDAN, ANTALYA–CİDDE TARİFELİ SEFERLERİNE.
Corendon Airlines, Royal Avis ile büyüttüğü umre taşımacılığına, Antalya–Cidde tarifeli uçuşlarını eklemeye hazırlanıyor. Hedef, umre yolcularının yanında, Suudi Arabistan’dan Antalya’ya gelecek turistleri de taşımak.
CORENDON, AMSTERDAM’DA 154 KONUT İNŞA ETMEYE HAZIRLANIYOR.
Günay ve Atilay Uslu’nun yaklaşık yedi yıl önce başlattığı Aletta Heights projesinde, inşaatın Şubat 2027’de başlaması planlanıyor. Projede, 96 sosyal kiralık konut, 58 satılık daire ve yaklaşık 400 metrekare ticari alan bulunuyor.


Değerli Okurlarım,
Corendon’u, yıllar önce Hollanda’dan Türkiye’ye tatilci götüren bir turizm girişimi olarak tanıdık. Bugün ise, uçakları, otelleri, farklı ülkelerdeki yatırımları ve binlerce insanın hayatına dokunan faaliyetleriyle konuşuyoruz. Üstelik artık yalnızca turizm sayfalarında değil, bir ülkenin ekonomik geleceğine ilişkin tartışmalarda da karşımıza çıkıyor.
Önce, Karayipler’deki Curaçao’ya bakalım. Hollanda Krallığı’nın özerk ülkelerinden biri olan bu adada, Atilay Uslu’nun eski bir Hollandalı bakana verdiği sert cevap, dikkatimi çekti. Curaçao’nun nasıl turist ağırlaması gerektiği konuşulurken, Uslu’nun bu kadar güçlü bir sesle ortaya çıkmasının arkasında ne vardı? Hazırladığım yazıda, bu sorunun cevabını aradım.
Tam bu dosyayı sizlere sunmaya hazırlanırken, Corendon’dan üç önemli haber daha geldi. Tur operatörlüğü ile Hollanda’daki hava yolu şirketi ayrı yönetimlere kavuşacak, Günay Uslu günlük yönetimi devrederek grup danışmanlığına geçecek.
Türkiye merkezli Corendon Airlines, Antalya–Cidde tarifeli uçuşlarına hazırlanıyor.
Amsterdam’da ise, Günay ve Atilay Uslu’nun yıllar önce başlattığı 154 konutluk projenin inşaatına geçilmesi planlanıyor.
Bu gelişmeleri, aynı markanın ulaştığı farklı alanları görebilmek için, bir arada sunmak istedim. Önce, Atilay Uslu’nun Curaçao’daki ağırlığını anlatacağım, ardından yönetimdeki değişikliğe, Cidde uçuşlarına ve Amsterdam’daki konut projesine geçeceğim.
CURAÇAO’YU, ATİLAY USLU MU YÖNETİYOR?
Bir iş insanı düşünün, yalnızca kaç oda sattığıyla, kaç yolcu taşıdığıyla konuşulmuyor. Yaşadığı ülkenin nasıl turist ağırlayacağı tartışılırken, eski bir Hollandalı bakanın karşısına çıkıyor ve sözünü sakınmadan cevap veriyor. Üstelik bu cevap, turizm dünyasında yankı buluyor.
Atilay Uslu’nun Curaçao’daki hikâyesine bugün biraz da bu gözle bakmak gerekiyor. Corendon, adada tatil satan bir markanın ötesinde, konaklamadan ulaşıma, futbol desteğinden iş dünyasının buluşmalarına kadar uzanan bir varlık göstermiş durumda.
Bu bölümün başlığındaki sorum, Corendon’un adadaki ağırlığına dikkat çekmek için. Curaçao’yu, elbette kendi demokratik kurumları yönetiyor. Benim üzerinde durduğum, Türkiye’den Hollanda’ya uzanan bir girişimcilik hikâyesinin, Atlantik’in öte yanında bir ülkenin gündeminde nasıl bu kadar yer edinebildiği.
ÜÇ GÜNLÜK TATİLDEN SONRA ADAYI KURTARMAK

Tartışmanın çıkış noktası, Hollanda’nın eski Maliye Bakanı Hans Hoogervorst’un açıklamaları. Bugün Mali Denetim Kurulları’nın (Cft) başkanı olan Hoogervorst, Aruba, Bonaire ve Curaçao’nun, ziyaretçi sayısındaki artışın yanında turizmin doğaya, altyapıya ve yaşam koşullarına getirdiği yükü de hesaba katmasını istiyor. Daha çok harcayan turistlere yönelinmesini ve otellere tanınan vergi avantajlarının gözden geçirilmesini savunuyor.
Uslu ise, yaşadığı Curaçao’dan verdiği cevapta, “Üç günlük tatilin ardından Curaçao’yu kurtarmaya soyunan bir Hollandalı daha” diyerek itiraz ediyor. Bu cümlede, yalnızca bir yatırımcının ticari hesabı değil, adanın gündelik hayatının içinde bulunan birinin, dışarıdan gelen reçetelere duyduğu rahatsızlık da okunuyor.
Uslu, ortalama oda fiyatının 450 dolar olduğunu belirtiyor. Bunun Hollandalılar için ucuz, kolay erişilebilir bir fiyat olmadığını, Amerikalıların ise farklı değerlendirebildiğini anlatıyor.
Uslu, Curaçao’nun, İspanya’da uygun fiyatlı paket tatilleri ve yoğun kitle turizmiyle tanınan Benidorm ile bir tutulamayacağını vurguluyor.
Burada asıl soru şu: Daha az ziyaretçiyle daha yüksek gelir mi, daha geniş kesimlerin ulaşabildiği ve daha çok kişiye iş sağlayan bir turizm mi?
Cevap, tek bir sloganla verilecek kadar kolay değil.
TURİZMDEKİ BÜYÜME NEDEN HERKESİ İLGİLENDİRİYOR

Curaçao İstatistik Bürosu’nun ilk hesaplamasına göre, ülke ekonomisi 2025’te yüzde 5,1 büyüdü. Konaklama ve yiyecek içecek sektöründeki büyüme yüzde 10,8’e ulaştı. Konaklamalı ziyaretçi sayısı, 2024’teki 700.242’den, 2025’te 788.427’ye çıktı. Geceleme sayısı da yaklaşık 6,1 milyondan 6,6 milyona yükseldi. Bunlar yalnızca Curaçao’ya ait sayılardır.
Bu tablo, otellerin neden ülkenin ekonomik geleceğine ilişkin tartışmanın merkezinde bulunduğunu gösteriyor. Gelen ziyaretçi, havaalanından otele giderken, yemek yerken, alışveriş yaparken, ada gezisine çıkarken de ekonomik hareket yaratıyor. Otelin yerel üreticiden alım yapması, çalışanını yetiştirmesi ve çevresindeki işletmelerle iş kurması, bu hareketin adada ne kadar kalacağını belirliyor.
Ancak buradan, ülkenin büyümesinin tamamını Corendon’un sağladığı sonucu çıkarılamaz. Resmî veriler, bir şirketin değil, ülke ekonomisinin performansını ölçüyor. Corendon’un katkısının önemini anlatmak için, başka işletmelerin, çalışanların ve kamu kurumlarının emeğini görünmez kılmaya ihtiyacımız yok.
Hoogervorst’un başkanlığındaki Cft de, 28 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, turizmin ekonomik fırsatlar yarattığını kabul ederken, hükümetin bütünlüklü bir vizyon geliştirmesini ve yönlendirme görevini üstlenmesini istiyor.
Benim değerlendirmem şu: Turisti yalnızca cüzdanına göre seçmek, tek başına bir kalkınma politikası olamaz. Daha yüksek gelir hedefleniyorsa, hizmet kalitesi, altyapı ve yerel halka kalan fayda da birlikte düşünülmeli. Tatilin, yalnızca seçkinlerin erişebildiği bir ürüne dönüşmemesi de bu tartışmanın insani tarafıdır.
HAARLEM’DEN KARAYİPLER’E UZANAN ORTAKLIK

Corendon’un kendi tarihçesine göre, Atilay Uslu ile Yıldıray Karaer, şirketi 2000 yılında Haarlem’de kurdu. Türkiye seyahatlerinde uzmanlaşan iş, zamanla tur operatörlüğüne, hava yolu taşımacılığına ve otelciliğe uzandı. Kurumsal tarihçede, Günay Uslu’nun daha önce başlattığı Travel Contact girişiminin de sonradan Corendon bünyesine katıldığı anlatılıyor.
Bu hikâyeyi yalnızca bir kişinin başarısı olarak okumak eksik kalır.
Uslu’nun görünürlüğünün arkasında, Karaer’le kurulan ortaklığın, yöneticilerin, uçuş ekiplerinin, otel çalışanlarının ve yıllar içinde oluşan iş birikiminin payı var.
Curaçao’daki fark ise, bu birikimin tek bir turistik üründe kalmaması.
Şirketin güncel otel portföyünde, Mangrove Beach, The Rif, Livingstone, Parasasa ve The Ritz Village adları yer alıyor. Bu liste, farklı konaklama ve işletme modellerini aynı turizm ağı içinde buluşturuyor; portföyde yer almakla, bütün tesislerde aynı mülkiyet yapısına sahip olmak, aynı şey değildir.
Bir ziyaretçiye tatil satmak, O’nu adaya ulaştırmak ve konaklatmak, birbirini besleyen faaliyetler. Böyle bir ağ genişlediğinde, şirketin yatırımları, ülkenin ulaşım ve turizm tercihleriyle doğrudan temas etmeye başlıyor. Uslu’nun açıklamalarının, sıradan bir otel işletmecisinin görüşünden daha fazla yankı bulmasının nedeni de burada aranmalı.
YATIRIMIN YEREL HALKA ULAŞTIĞI NOKTA

Bir otelin büyüklüğünü, yalnızca havuzunun genişliğiyle veya bina sayısıyla anlatmak yetmez. Bir aile için asıl önemli olan, orada çalışacak oğlunun, kızının nasıl bir gelecek kurabileceğidir. Turizm yatırımı, yerel halka meslek ve ilerleme imkânı sağladığı ölçüde toplumsal karşılık bulur.
Corendon’un portföyünde yer verdiği Parasasa, bu açıdan dikkat çekici. Otelin kendi açıklamasına göre, yerel meslek okullarının ve Curaçao Üniversitesi’nin öğrencileri, otelcilik ve turizm alanında burada uygulamalı deneyim kazanıyor.
İşletme, eğitim kurumları, turizm kuruluşları ve sektörün buluştuğu, kâr amacı gütmeyen bir eğitim yapısına dayanıyor. Bu başarıda, bütün ortakların emeğinin hakkını teslim etmek gerekiyor.
Corendon’un 11 Mayıs 2026 tarihli duyurusu da, Amsterdam–Curaçao uçuşlarında ilk Curaçaolu kabin ekibini gündeme taşıyor. Böyle bir gelişme, adanın insanının yalnızca turist karşılayan kişi değil, uluslararası hizmetin doğrudan parçası olabilmesi bakımından anlamlı.
Bu örnekler, “turizm adaya ne bırakıyor?” sorusunu somutlaştırıyor.
Otelde başlayan bir işin mesleğe, eğitimde kazanılan bilginin gelir imkânına dönüşebilmesi, yatırımın toplumsal değerini artırır.
Asıl güçlü hikâye, çalışanların hayatında, yeni meslek imkânlarında ve adaya ulaşan ziyaretçilerde görülebilir. Turizmin toplumsal karşılığını, bu somut bağlantılar üzerinden okumak daha anlamlıdır.
BİR UÇUŞ HATTI ÜLKENİN PAZARINI GENİŞLETEBİLİR
Ada ekonomilerinde, ulaşım bağlantısı, turizmin kapısını açan anahtarlardan biridir. Oteliniz ne kadar güzel olursa olsun, ziyaretçi oraya kolay ulaşamıyorsa, yatırımın imkânları sınırlı kalır. Bu nedenle, yeni bir uçuş, yalnızca bir hava yolu şirketinin sefer çizelgesindeki değişiklik olarak görülemez.
Curaçao Turizm Kurulu’nun 28 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, Corendon’un Düsseldorf–Curaçao doğrudan uçuşlarının 14 Aralık 2026’da başlaması planlanıyor.
Kış sezonunda, pazartesi, salı ve cumartesi günleri olmak üzere haftada üç sefer öngörülüyor. Açıklamada, Almanya pazarı, adanın uluslararası büyüme stratejisinin önemli ayaklarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bu bağlantı, Almanya’nın geniş bir bölgesine ve Hollanda’nın sınır kesimlerinde yaşayan yolculara ulaşabilme potansiyeli taşıyor.
Henüz başlamamış bir hattın ekonomik sonucunu bugünden kesinleştiremeyiz. Ancak resmî turizm kurumunun, bu bağlantıyı ülkenin pazar çeşitlendirme hedefi içinde ele alması, girişimin taşıdığı önemi gösteriyor.
Aynı açıklamada, başka bir hava yolu işletmesinin de 2027 yazında Düsseldorf bağlantısı planladığı belirtiliyor. Dolayısıyla Curaçao’nun erişilebilirliği, tek şirketin çalışmasına bağlı değil. Corendon’un başarısının değeri, bu geniş ulaşım ağında güçlü bir yer edinmesinde.
Uslu’nun ticari kararı, böylece bir ülkenin, hangi pazarlardan ziyaretçi çekeceği sorusuna temas ediyor. Şirket ölçeği ile ülke ölçeğinin birbirine yaklaştığı alanlardan biri, tam da burası.
MAVİ DALGA’NIN ARKASINDAKİ DESTEK

Curaçao’nun Dünya Kupası yolculuğu, bu dosyanın en çarpıcı bölümlerinden biri.
FİFA kayıtlarına göre, millî takım, 18 Kasım 2025’te Jamaika deplasmanından 0–0’lık beraberlikle ayrılarak, tarihinde ilk kez Dünya Kupası finallerine katılma hakkını kazandı. Nüfus bakımından, bu başarıya ulaşan en küçük ülke oldu.
Corendon, Kasım 2025’te yayımladığı açıklamada, 2024’ten beri millî takımın ana sponsoru olduğunu belirtiyor. Aynı duyuruda, Jamaika’daki karşılaşma için taraftarlara uçuş, transfer ve maç biletini kapsayan bir seyahat programı sunulduğu da anlatılıyor.
Corendon’un sağladığı finansman ve organizasyon desteği, futbolcuların ve teknik ekibin emeğiyle birleşerek, Curaçao’nun tarihî başarısının arkasındaki önemli dayanaklardan biri oldu.
Bu ilişkinin ağırlığı, Mayıs 2026’daki teknik direktör tartışmasında da görüldü. Hollanda kamu yayın kuruluşu NOS televizyonunun 12 Mayıs tarihli haberinde, Corendon’un Dick Advocaat’ın dönüşünü desteklediği, şirketin ise Fred Rutten’in ayrılışında rol oynadığı iddialarını reddettiği aktarılıyor. Aynı haberde sponsor sözleşmesinin yıl sonuna kadar sürdüğü belirtiliyor.
Bu olay, sponsorun sesinin ne kadar duyulduğunu gösteriyor; ancak federasyonun kararını, tek başına Uslu’nun verdiğini kanıtlamıyor. Spor kurumlarının yetkisini ve futbolcuların emeğini koruyarak da, O’nun katkısının hakkı verilebilir.
BAKANLARIN DA BULUŞTUĞU BİR ADRES

Ekonomik ağırlığın bir başka göstergesi de, bir işletmenin, kamuyla özel sektörün görüşebildiği bir buluşma alanına dönüşmesidir. Corendon’un 25 Nisan 2025 tarihli açıklaması, bunun somut bir örneğini veriyor.
Dönemin Hollanda Ekonomi Bakanı Dirk Beljaarts, Curaçao’ya yaptığı çalışma ziyaretinde, Corendon’un The Rif tesisindeki iş dünyası resepsiyonuna katıldı. Günay ve Atilay Uslu’nun ev sahipliğindeki buluşmada, yerel girişimciler, politika yapıcılar ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Yerel istihdam, bilgi ve altyapı yatırımları ile ekonomik iş birliği ele alındı.
Bir bakanın bir otelde ağırlanması, elbette tek başına olağanüstü bir olay değil. Burada dikkat çekici olan, uçuşları, tesisleri ve yerel bağlantılarıyla büyüyen grubun, ekonomik gelecek konuşulurken de ev sahibi konumuna gelmesi.
Uslu’nun eski bakan Hoogervorst’a verdiği cevabı, bu arka planla birlikte okuduğumuzda, tartışmanın ağırlığı daha iyi anlaşılıyor. Bir tarafta mali denetim makamının değerlendirmesi, diğer tarafta, kararların yatırım ve istihdam üzerindeki etkisini kendi faaliyetleri üzerinden yaşayan bir girişimcinin itirazı var.
Bu görüş ayrılığı, taraflardan birinin bütün soruları cevapladığı anlamına gelmiyor. Ancak artık Uslu’nun sözünün, yalnızca şirket sayfalarında kalmadığı, ülkenin geleceği konuşulurken de dikkate alındığı açık.
ADAYI YÖNETMEK DEĞİL GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLMAK

Curaçao, 10 Ekim 2010’dan beri Hollanda Krallığı içindeki özerk ülkelerden biri. Kendi iç işlerinden, kendi kurumları sorumlu. Krallık yapısı, Corendon’a veya herhangi bir yatırımcıya yönetme yetkisi vermiyor.
Corendon’un hikâyesinde gördüğüm, sınırları aşan ekonomik ve toplumsal etki. Türkiye’deki turizm birikimini, Hollanda’daki girişimcilik ortamını ve Curaçao’nun ihtiyaçlarını buluşturan bu yapı, bir şirketin faaliyetlerinin, bir ülkenin geleceğinde nasıl karşılık bulabildiğini gösteriyor.
Atilay Uslu’nun adadaki görünürlüğü de bu yapının içinde değerlendirilmeli.
Otel yatırımcısı olarak, tur operatörü ve ulaşım ağıyla bağlantılı bir girişimci olarak, millî takımın destekçisi olarak ve ekonomik tartışmanın katılımcısı olarak aynı ülkenin hayatına farklı noktalardan dokunuyor.
Ben, bu hikâyede en çok bunu önemsiyorum.
Bir zamanlar Türkiye tatilleriyle tanınan bir girişimin kurucularından biri, bugün Karayipler’de, turizmin nasıl gelişmesi gerektiği tartışmasına cevap verebiliyor. Kurucuların, aile üyelerinin, yöneticilerin ve çalışanların yıllar içinde biriktirdiği emek, böyle bir ağırlık yaratmış durumda.

Curaçao’ya ilişkin soruma cevabım şu: Curaçao’yu Atilay Uslu yönetmiyor. Ancak Corendon’un yatırımları ve bağlantıları, O’nu adanın geleceği konuşulurken sözü duyulan iş insanlarından biri hâline getiriyor. Bir girişimcinin etkisinin, şirketinin sınırlarını aştığı yer de burası.
Şimdi gelelim Corendon’daki yeni gelişmelere
GÜNAY USLU GÜNLÜK YÖNETİMİ DEVREDİYOR

De Telegraaf’ın haberine göre, yaklaşık üç yıldır Corendon’un CEO’su olan Günay Uslu, günlük yönetimi devretmeye hazırlanıyor. Tur operatörlüğü ile Hollanda’daki hava yolu şirketinin birbirinden ayrılması sürecinde, iki faaliyet için ayrı yöneticiler öngörülüyor. Uslu, tur operatörlüğünün başına geçecek yeni CEO için arayışını sürdürüyor.
Buradaki değişiklik, grubun faaliyetlerini nasıl yöneteceğiyle ilgili. Günay Uslu’nun açıklamasına göre, tur operatörü, başka hava yollarında daha uygun koşullar bulduğunda oralardan koltuk satın alabilecek. Hava yolu şirketi de başka müşterilere satış yapabilecek. İlk yıl için, belirli sayıda koltuğun alınmasına ilişkin anlaşmaların devam etmesi öngörülüyor.
Uslu, dijitalleşmeyle birlikte seyahat pazarının değiştiğine, iki işletmenin de kendi ticari fırsatlarını daha rahat değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Şirketlerin mali ve ticari bakımdan sağlıklı olduğunu belirtiyor, ayrılmanın satışa hazırlık anlamına gelmediğini de izah ediyor.
Günay Uslu, Corendon ile bağını sürdürecek. Grup danışmanı olarak farklı bölümler arasında bağlantı kuracak, gerektiğinde yönlendirmede bulunacak ve yeni projelerle ilgilenecek. Otelcilik de grubun ayrı faaliyet alanlarından biri olarak devam ediyor.
Bu nedenle, değişikliği bütün Corendon hava yolu şirketlerinin turizmden kopması gibi okumamak gerekiyor. Haberin anlattığı, tur operatörlüğü ile Hollanda’daki hava yolu şirketinin, ayrı yönetimlerle daha esnek çalışması.
Şimdi de, Türkiye merkezli Corendon Airlines’ın, Royal Avis ortaklığıyla geliştirdiği Cidde uçuşlarına bakalım.
ANTALYA–CİDDE HATTINDA YENİ AŞAMA

Corendon Airlines’ın Royal Avis ile yürüttüğü iş birliğine ilişkin duyuru, havacılık faaliyetlerinin farklı pazarlara nasıl uzandığını gösteriyor. Şirket, Antalya–Cidde hattında tarifeli uçuşlara başlamaya hazırlanıyor. Böylece, umre taşımacılığının yanında, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki diğer yolculukların ve turizm hareketliliğinin artırılması hedefleniyor.
Paylaşılan bilgilere göre, 2024’te iki uçakla başlayan umre operasyonları, 2025–2026 sezonunda dört uçağa ulaştı. 2026–2027 sezonu için hedef, altı uçaklık kapasite. İş birliği kapsamında 2024’ten bu yana toplam 1.200 uçuş gerçekleştirildiği, yalnızca 2026–2027 sezonunda ise 1.100 uçuş planlandığı belirtiliyor. Bu sayılar, iş birliğinin genel operasyonlarına ait, yeni tarifeli hattın sefer sayısı olarak okunmamalı.
Corendon Airlines Sorumlu Müdürü Atılay Batu, Royal Avis ile başlayan operasyonların yeni sezonda daha ileri taşınmasının amaçlandığını izah ediyor. Royal Avis Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Dinçer ise, Antalya–Cidde tarifeli uçuşlarıyla hac ve umre taşımacılığının ötesine geçerek, özellikle Suudi Arabistan’dan Antalya’ya yönelik turizmi geliştirmek istediklerine dikkat çekiyor.
Benim burada önemsediğim nokta şu: Bir hava yolu şirketi, farklı tur operatörleriyle ortaklık kurarak, farklı yolcu kesimlerine ulaşabiliyor. Royal Avis ile 2024’te başlayan çalışma, bunun somut bir örneği. Bu iş birliğini, Hollanda’da açıklanan yeni yapılanmanın sonucu sayamayız, ancak havacılığın farklı ortaklıklarla nasıl iş geliştirebildiğini göstermesi bakımından anlamlı buluyorum.
AMSTERDAM’DA 154 KONUTLUK PROJE

Corendon’un gündemindeki bir başka gelişme ise, uçuşların ve otellerin dışında. Günay Uslu ile Corendon Mali İşler Direktörü Alex Weber’in paylaştığı bilgilere göre, Amsterdam Nieuw-West’teki Aletta Heights konut projesinde, inşaata geçilmesi için gerekli anlaşmalar imzalandı. Çalışmaların Şubat 2027’de başlaması planlanıyor.
Günay ve Atilay Uslu’nun yaklaşık yedi yıl önce başlattığı projede, 96 sosyal kiralık konut ile 58 satılık daire bulunuyor. Toplam 154 konutun yanında, yaklaşık 400 metrekare ticari alan da öngörülüyor. Projenin, Amsterdam’daki Schinkelkwartier bölgesinin gelişimine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Günay Uslu, Corendon’un konut projeleri de geliştirdiğinin pek bilinmediğine dikkat çekiyor, yıllar önce kardeşiyle başlattığı çalışmanın inşaat aşamasına gelmesinden duyduğu memnuniyeti anlatıyor. Weber ise, uzun planlama ve hazırlık sürecinin ardından projenin gerçekleşmesinde, ortakların, belediyenin ve Corendon ekibinin emeğini vurguluyor.
Bu haberin okuyucu açısından en somut tarafı, yapılacak konutların 96’sının sosyal kiralık olması. Corendon’un seyahat ve otelcilikle tanınan adının, Amsterdam’da konut üretimiyle de karşımıza çıkması, grubun faaliyetlerinin ulaştığı farklı bir alanı gösteriyor.
*****************
YAZILARIMI MİLYONLARA ULAŞTIRAN DOST HABER PORTALLARI

******************
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
BENZER İÇERİKLER
FACEBOOKTA BİZ