BARIŞ SARAYI’NIN TÜRK HALISI, BU AKŞAM TRT BELGESEL’DE: 115 YILLIK EMANETİN TÜRKİYE YOLCULUĞU EKRANA TAŞINIYOR!
13.10.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

BARIŞ SARAYI’NIN TÜRK HALISI, BU AKŞAM TRT BELGESEL’DE: 115 YILLIK EMANETİN TÜRKİYE YOLCULUĞU EKRANA TAŞINIYOR!
Lahey’deki Barış Sarayı’nı süsleyen tarihî Hereke halısının Türkiye’ye götürülüşü ve usta ellerde gerçekleştirilen restorasyonu, 30 dakikalık bir belgeselle izleyiciyle buluşuyor.
Görüntü Yönetmeni Hayrettin Demir ve yapımcı Turgay Al’ın emekleriyle hazırlanan belgesel, bu akşam Türkiye saatiyle 21.30’da TRT BELGESEL’de “Barışın Düğümleri” adı ile yayınlanacak.
“Uzaktaki Dostlar” ve “İzler” programları için Avrupa’yı birlikte dolaştığım değerli dostum Hayrettin Demir, bu kez Türk sanatının ve Türkiye-Hollanda dostluğunun tarihî bir simgesini ekranlara taşıyor.
1911’de Osmanlı İmparatorluğu tarafından armağan edilen, yaklaşık 160 metrekare büyüklüğünde ve 700 kilogram ağırlığındaki halının yolculuğu, kültürel mirasımıza sahip çıkan emeği de gözler önüne seriyor.
Halının Türkiye’ye gönderilişini ve restorasyon sonrasında Barış Sarayı’na dönüşünü anlattığım iki eski haberimi de, bu duyurunun devamında yeniden okurlarımızla buluşturuyorum.

İlhan KARAÇAY yazdı:
Değerli Okurlarım,
Bazı haberler vardır, yazarsınız ve zamanla geride kalır. Bazıları ise yıllar boyunca sizinle birlikte yaşar. Her yeni gelişmede eski hatıraları canlandırır, sizi yeniden aynı hikâyenin içine çeker. Lahey’deki Barış Sarayı’nın tarihî Hereke halısı, benim için işte böyle bir hikâyedir.
Yıllar önce fotoğrafını çekip Hürriyet’e ulaştırdığım, daha sonra restorasyon için Türkiye’ye gönderilişini ve Hollanda’ya dönüşünü haberleştirdiğim o muhteşem halı, bu kez bir belgeselin konusu olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik bu çalışmanın arkasında, birlikte nice yollar katettiğim bir değerli dostum bulunuyor: Görüntü Yönetmeni Hayrettin Demir. Programın yapımcısı ise bir başka dost: Turgay Al.

AVRUPA YOLLARINDAN HEREKE HALISININ İZİNE
TRT BELGESEL’in “Uzaktaki Dostlar” ve “İzler” adlı programlarını hazırlamak için, Yapımcı ve prodüktör İsmail Elden, Yönetmen Sacit Şahin ve Görüntü Yönetmeni Hayrettin Demir ile Avrupa’yı birlikte dolaştık. Şehirden şehre, ülkeden ülkeye giderken insanlarımızın hayatlarına, hatıralarına ve geride bıraktıkları izlere tanıklık ettik. Aynı yolun yolcusu olduk, aynı hikâyelerin heyecanını paylaştık.
Bu nedenle, Hayrettin dostumun yeni çalışmasını sizlere duyurmak benim için ayrı bir mutluluk.
Bu kez kameralarını, bir asrı aşkın süredir Hollanda’da Türk sanatını temsil eden tarihî bir emanete çevirdiler. Hereke halısının Türkiye’ye götürülüşünü ve restorasyonunu izleyerek, bu önemli süreci 30 dakikalık bir belgesele dönüştürdüler.
Bir halının yolculuğunu kayda geçirmek, onun desenlerinin, düğümlerinin ve renklerinin ardındaki emeği de görünür kılmaktır. Hayrettin Demir ve Turgay Al’ın çalışması, yıllardır haberlerimde anlattığım bu hikâyeyi şimdi görüntünün gücüyle izleyiciye ulaştıracak.
115 YILLIK BİR EMANET, USTA ELLERDE

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1911 yılında Lahey’deki Barış Sarayı’na armağan ettiği Hereke halısı, sarayın Japon Odası’nı süsleyen en dikkat çekici eserlerden biri. Yaklaşık 160 metrekare büyüklüğünde ve 700 kilogram ağırlığındaki bu eser, Türk halıcılığının inceliğini ve ustalığını Hollanda’ya taşıyor.
Ancak geçen yıllar, yoğun kullanılan salonun zeminindeki bu değerli halıda da izlerini bırakmıştı. Carnegie Vakfı ile Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında yapılan anlaşmanın ardından, halı 2023 yılında restorasyon için Türkiye’ye gönderildi.
Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde gerçekleştirilen çalışmalar, geleneksel ustalık ile bilimsel incelemeleri bir araya getirdi. Halının iplikleri, renkleri ve yıpranan bölümleri titizlikle incelendi; tarihî dokusuna uygun onarım için büyük emek harcandı. Restorasyonun ardından halının Barış Sarayı’ndaki yerine dönüşü, Ocak 2025’te yeniden haberimizin konusu oldu.
Şimdi bu yolculuğun Türkiye’ye uzanan bölümünü ve restorasyon emeğini, Hayrettin Demir ile Turgay Al’ın hazırladığı belgeselde izleme fırsatı bulacağız.
BU AKŞAM SAAT 21.30’DA TRT BELGESEL’DE
Türk sanatına, kültürel mirasımıza ve Türkiye-Hollanda ilişkilerinin tarihî izlerine ilgi duyan okurlarıma, bu belgeseli izlemelerini tavsiye ediyorum. Avrupa yollarında çalışma heyecanlarını yakından tanıdığım iki dostumun, bu değerli hikâyeye verdikleri emek için kendilerini yürekten kutluyorum.
30 dakikalık belgesel, bu akşam TRT BELGESEL’de Türkiye saatiyle 21.30’da, Hollanda saatiyle 20.30’da yayınlanacak.
ŞİMDİ DE BU YOLCULUĞUN HABERLERİNİ YENİDEN OKUYALIM
Belgeseli izlerken halının geçmişini ve geçirdiği süreci daha yakından hatırlamak isteyenler için, daha önce yayınladığım iki haberimi de aşağıya ekliyorum.
İlk haberde, bu halıyla yıllar önce karşılaşmamı, fotoğrafını Hürriyet’e ulaştırmamı ve 2023 yılında restorasyon amacıyla Türkiye’ye gönderilişini okuyacaksınız. İkinci haberde ise restorasyon çalışmalarının ayrıntılarını ve halının 2025 yılında Barış Sarayı’na dönüşüne ilişkin gelişmeleri bulacaksınız.
Böylece, yıllar önce bir gazete fotoğrafıyla başlayan, Türkiye’ye uzanan yolculukla devam eden ve bugün bir belgesele dönüşen bu hikâyeyi, geçmişiyle birlikte takip edebileceksiniz.
(2023 YILINDA YAYINLADIĞIM HABER)
LAHEY YÜKSEK ADALET DİVANI’NDAKİ
TÜRK HALISININ HİKÂYESİ…
*Türk-Yunan anlaşmazlığı davasına bakan ve yetkisizlik kararı veren Yüksek
Adalet Divanı’ndaki Türk halısını 50 yıl önce fotoğraflamıştım.
*112 Yıl önce Osmanlı tarafından hediye edilen halı, tarafların anlaşması ile
restore edilmek üzere Türkiye’ye götürüldü.
*Hollandalılar’ın ‘Barış Sarayı’ (Vredespaleis) diye adlandırdıkları sarayda
dört kuruluş yer alıyor.

Bizim, “Lahey Yüksek Adalet Divanı” olarak söz ettiğimiz “Barış Sarayı”na, Hollandalılar “VredesPleis” diyorlar. Bu yeri ilk gördüğüm an, 50 yıl kadar öncesine dayanıyor.
O yıl, Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz sahanlığı ihtilafı, “Yüksek Adalet Divanı”na taşınmıştı.
Güvenlik Konseyi, uyuşmazlığa taraf olan Türkiye ve Yunanistan arasında bir tercih yapmaktan kaçınmış, bir yandan tarafların uyuşmazlığı doğrudan görüşmeler yoluyla çözmeleri önerilirken, diğer taraftan da, uyuşmazlığın giderilebilmesinde, Uluslararası Adalet Divanı’nın olası katkılarını dikkate almaya davet etmişti.
O zamanlar tüm dünyada sitayişle söz edilen “Barış Sarayı”nda, görenlerin gözlerini kamaştıran kocaman bir halı dikkat çekiyordu. İşte orada, bu halının Osmanlılar tarafından hediye edilmiş olduğunu öğrenmiştim. Türk-Yunan davasının önemi yanında, böylesi dünyaca ünlü bir yerdeki Türk halısının mevcudiyeti benim için çok önemliydi.
Malumdur, o zamanlar “Haber atlatma” yarışı revaçtaydı. O halının fotoğrafını çektikten sonra Hollanda’nın ANP Ajansına gitmiş ve fotoğrafımın Hürriyet gazetesine telefoto ile gönderilmesini sağlamıştım. Ertesi günkü Hürriyet’in manşet başlığı “Türk-Yunan” davası değil, Barış Sarayı’ndaki Türk halısı idi.
Böylesi ilginç bir halı hikâyesi, Hürriyet’te birkaç gün konu olmuş ve nasibimize düşen övgüleri kazanmıştık.
50 YIL SONRA
İşte o halının hikâyesi, bu kez 50 yıl sonra yeniden gündeme geldi.
Halının hikâyesi aslında daha eskiye, yani 112 yıl öncesine dayanıyor.
112 Yıl öncenin yılı 1911 idi.
Lahey’deki Barış Sarayı inşa edilirken, 1907 yılında devletlere yapılan katkı çağrısı üzerine, 1911’de Osmanlı İmparatorluğu tarafından, kocaman bir Hereke halısı hediye edilmişti.
Şimdi, restore (tadilat) edilmesi için Türkiye’ye gönderilen halı hakkında, Lahey Büyükelçimiz Selçuk Ünal şunları söyledi:
“Hollanda Krallığı’na armağan edilen ve 112 yıldır Barış Sarayı’nı süsleyen Hereke Halısı, restorasyon amacıyla geçici bir süre için ülkemize gidiyor. Barış Sarayı’nın yönetimini deruhte eden Carnegie Vakfı ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız arasında imzalanan Protokol uyarınca, Türkiye dışındaki en büyük olduğu düşünülen, 160 m2 boyutunda ve 700 kg ağırlığındaki Hereke halısı, restorasyon işlemlerine başlanması Barış Sarayı’ndan çıkarıldı.”

Halının, Barış Sarayı’nda sayısız müzakerelerin sürdürüldüğü Japon Odası’ndan çıkarılması töreninde, Büyükelçi Selçuk Ünal, Hollanda Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’den de sorumlu Avrupa Direktörü Erik Weststrate ve Carnegie Vakfı Direktörü J.P.H. Donner de hazır bulundu.

Büyükelçi Selçuk Ünal, Hereke halısının Barış Sarayı’ndan çıkarılarak kamyona yüklenmesi sırasında düzenlenen belgesel çekimine de, Hollanda Dışişleri Bakanlığı Avrupa Direktörü Erik Weststrate ve Carnegie Vakfı Direktörü J.P.H. Donner ile katıldı.
Büyükelçi Selçuk Ünal şöyle devam etti: “Ecdadımızın 1907’deki davete icabetle 1911’de armağan ettiği tarihi Hereke halısı 112 yıldır, sayısız önemli barış antlaşması, müzakere ve görüşmeye şahitlik etti. Aslında, tek başına, yalnız ve hüzünlü, 112 yıl tarihe tanıklık etti.
Ecdadımızın uluslararası barışa desteğini o tarihte uzun vadeli bir öngörüyle ve bu şekilde göstermiş olması, bugün hepimiz için önemli bir mesajdır. Hereke halısı, bir İmparatorluktan diğer bir İmparatorluğa hediye edilirken düşünüldüğü gibi, bugün de yarın da Türk-Hollanda dostluğunun ölümsüz nişanelerinden birini teşkil edecektir. İnsanlar yaşadıkça ve insanlık yaşadıkça, buradan sonsuzluğa kadar uluslararası dostluk ve barış mesajını verecektir.”
İşte, hepimizi onurlandıran ve bundan sonraki gelişmeler ile bizi onurlandırmaya devam edecek olan Hereke Halısı’nın hikâyesi böyle. Ama tabii ki ‘Hereke Halısı’ deyip geçemeyiz.
180 yıldır sarayları renklendiren fabrika: Hereke halı dokuma fabrikası

Kocaeli‘de 1843 yılında kurulan Osmanlı emaneti “Hereke Fabrika-i Hümayunu” dokuma fabrikası, 180 yıldır adından söz ettiriyor. Özel olarak milli saraylara dokunan ipek halılar, metrekaresindeki 1 milyon düğümü ve Osmanlı dönemindeki desenleriyle göz kamaştırıyor. El emeği göz nuru halıları dokuyan kadınlar, bir halıyı en az bir yılda bitiriyor.
Körfez ilçesine bağlı Hereke bölgesinde, 1843 yılında iki kardeş tarafından geniş bir atölye olarak kurulan fabrika, 1845 yılında Osmanlı Devleti‘nin sanayi atılımları ile saraya bağlandı. 1845 yılından sonra, “Hereke Fabrika-i Hümayunu” ismiyle faaliyetini sürdürmeye başlayan fabrikada, ilk olarak sarayların perdelik ile döşemelik talebi karşılanırken, daha sonra halı da dokunmaya başladı.
Osmanlı’nın değerli kurumları arasında yer alan ve imparatorluk yaşantısını renklendiren Hereke Fabrika-i Hümayunu, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da bir markaya dönüştü. Prestijli bir marka haline gelen fabrikanın ürünleri, çeşitli ülkelerde de ödüllere layık görüldü.
Hereke Fabrika-i Hümayun da birçok halı dokundu. Bunlardan en devasa olan Sultan II. Abdülhamit döneminde Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm’in ziyareti vesilesiyle 1897 tarihinde Yıldız Şale Köşkü Muayede Salonu için yaptırılan 468 metrekare boyutunda, 3 ton ağırlığındaki halıydı. Ayrıca Beyler Beyi Sarayı Mavi Salonu, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu, Lahey Yüksek Adalet Divanı ve Beyaz Saray‘ında bulunan halılarda Hereke Fabrika-i Hümayun’da dokundu. 180 yıldır faaliyetini sürdüren, şu anki ismiyle Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası’nda hala milli saraylara halı dokumaya devam ediyor.
Hereke halısının özelliği, ilmeği, çift düğüm olması, iplik özelliği ve sağlamlığıdır
19. Yüzyıl Osmanlı Halıcılık Eğitiminde Hereke Fabrika-i Hümayunu Modeli

Türk halı sanatının Osmanlı dönemi, Altaylardan Anadolu’ya uzanan tarihî süreci ve kültürel birikimi yansıtır. Bu bağlamda devletin ilk dört yüz yıl boyunca devam eden yükselişine paralel olarak, halı sanatı gelişme göstermiş ve çeşitliliği artmıştır. Ancak Batı dünyasında bilim ve tekniğe dayalı olarak gelişen yeni medeniyet, her alanda olduğu gibi Osmanlı sanatlarını da zor durumda bıraktı. Bilhassa sanayi devrimi ile dokumacılık sektörü yeni bir sürece girdiği için, Osmanlı halıcılığı derinden etkilendi. Bu sebeple, 19. yüzyılda sürdürülen modernleşme çabalarına dokumacılık da dâhil edildi. 1843’de Hereke’de açılan fabrika ile dokuma ve halı sanayi teşekkül ettiği gibi, zamanla sektör açısından bir eğitim merkezi hâline geldi. Yürütülen çabalar neticesinde taşrada birçok halıcılık merkezi ortaya çıktı. Verimliliğini yitiren bazı eski merkezler ihya edildi. Kız Sanayi Mektepleri ile Kız Rüştiyelerinde yapılan halıcılık eğitimi desteklendi. Ayrıca halıcılık sanatında başarılı ve üstün hizmetleri olan kimselere, hükümet tarafından Sanayi Madalyası verildi. Böylece Hereke Fabrika-i Hümayunu merkez alınarak, öğrencilere, erişkinlere, özel teşebbüs personeline halıcılık eğitimi veren, kaliteyi artıran ve istihdam imkânı yaratan bir model oluştu.
(OCAK 2025’TE YAYINLADIĞIM HABER)
114 YILLIK HEREKE HALISI RESTORASYONUN ARDINDAN LAHEY BARIŞ SARAYI’NA GERİ DÖNDÜ
9 Ocak günü yapılacak olan törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Lahey Büyükelçimiz Selçuk Ünal katılacaklar.
Restorasyon ve koruma planı, geleneksel zanaat, kimyasal analiz ve restorasyon tekniklerini birleştiren sekiz aşamalı bir süreç olarak tasarlanmış.

İlhan KARAÇAY’ın haberi:
Türkiye’nin 114 yıl önce, Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Barış Sarayı’na hediye ettiği Hereke halısı, iki yıl önce restorasyon için Türkiye’ye götürülmüştü.
‘Uluslararası Yüksek Adalet Divanı’ olarak da anılan Saray yönetiminden şahsıma gönderilen açıklamada aynen şöyle yazılıyor:
Barış Sarayı’nın inşasına katkıda bulunmak için 40’tan fazla ülke sanat eserleri veya yapı malzemeleri bağışlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1911 yılında hediye edilen ve Türkiye dışında bulunan en büyük el dokuması halı, doğduğu yerde bilim ve geleneksel zanaatı birleştiren kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçti. Yaklaşık iki yıl süren yokluğun ardından 160 metrekarelik bu halı, Barış Sarayı’na geri dönüyor.
HEREKE HALISI

Barış Sarayı’nın halısı, kendine özgü geometrik Hereke desenine sahiptir ve 13.704.480 Türk “Gördes” düğümünden oluşmaktadır. Yaklaşık 160 m² boyutunda ve 700 kilogram ağırlığındaki bu halı, sarayın en görkemli odalarından biri olan Japon odasının zeminini süslemektedir. Bu oda, özellikle Daimi Tahkim Mahkemesi’nin birçok konferans ve duruşmasına ev sahipliği yapmaktadır. Hereke halıları uzun ömürlü ve dayanıklı olarak bilinse de bu konferans odasının yoğun kullanımı nedeniyle Barış Sarayı’ndaki Hereke halısı restorasyona ihtiyaç duymuştur. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, halıyı Türkiye’de uzmanlar tarafından restore ettirmeyi cömertçe teklif etmiştir.
LOJİSTİK VE RESTORASYON
Barış Sarayı’nın sahibi ve yöneticisi Carnegie Vakfı ile Türk hükümeti arasında Ocak 2023’te bir protokol imzalanmasının ardından, karmaşık lojistik planlamalar yapılmış ve halı Mart 2023’te yola çıkmıştır. İlk olarak, Kuzey Hollanda’daki Cruquius şehrinde bulunan Icat firmasına detaylı bir temizlik için götürülmüştür. Daha sonra Sultanhanı, Aksaray’a taşınmıştır. Kasım 2023’te bir Hollanda heyeti, restorasyon süreci hakkında daha fazla bilgi almak üzere Aksaray’a bir ziyaret gerçekleştirmiştir.
Restorasyon ve koruma planı, geleneksel zanaat, kimyasal analiz ve restorasyon tekniklerini birleştiren sekiz aşamalı bir süreç olarak tasarlanmıştır. Halı, dijital bir ortamda 280 eşit parçaya (yarım metrekarelik) bölünmüş ve hasar en son teknolojiyle belgelenmiştir. İncelemeler sırasında 15 farklı hasar türü tespit edilmiş ve en ciddi bozulmanın mobilya ve insan trafiği nedeniyle oluştuğu belirlenmiştir.
Halının dokunmasında kullanılan iplik türlerini ve renkleri belirlemek amacıyla, uzman ekip Ankara’daki Türk Enerji Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’nun (TENMAK) analiz laboratuvarlarından destek almıştır. Halının farklı bölgelerinden alınan mikron boyutundaki örnekler üzerinde yapılan analizler doğrultusunda, halının orijinal iplik türlerine uygun onarım iplikleri temin edilmiştir. Halının renkleri yerinde yapılan kolorimetrik ölçümlerle belirlenmiş ve iplikler, geleneksel yöntemlerle bitkiler ve köklerden elde edilen doğal pigmentlerle boyanmıştır.
Buckingham Sarayı’ndaki halıları da restore eden, son derece yetenekli ve deneyimli bir zanaatkâr ekibi, ardından restorasyon çalışmalarına başlamıştır.
GERİ DÖNÜŞ TÖRENİ
Barış Sarayı’nın kültürel mirasının önemli bir parçası olan halı üzerinde yaklaşık bir yıl süren çalışmanın ardından, halı Ocak 2025’te sarayın Japon salonundaki yerine geri dönecektir. 9 Ocak 2025 Perşembe günü düzenlenecek bir törenle halı resmi olarak sergilenecektir. Törende Carnegie Vakfı Başkanı Piet Hein Donner, Türkiye Cumhuriyeti Hollanda Büyükelçisi Selçuk Ünal, Daimi Tahkim Mahkemesi Genel Sekreteri Dr. Hab. Marcin Czepelak ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy kısa konuşmalar yapacaktır.
BARIŞ SARAYI
Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Barış Sarayı, adaletin ve barışın küresel bir sembolüdür. 1913 yılında kapılarını açan saray, o tarihten bu yana “Hukuk Yoluyla Barış” idealine hizmet etmektedir. Bugün Daimi Tahkim Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı, Uluslararası Hukuk Akademisi ve Barış Sarayı Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Barış Sarayı, Carnegie Vakfı’na aittir ve vakıf tarafından yönetilmektedir.
1907 yılında Barış Sarayı’nın temel taşı atıldığında, ülkelerden sarayın inşasına katkıda bulunmaları istenmiştir. 40’tan fazla ülke bu çağrıya yanıt vermiş, resimler ve vazolar gibi sanat eserleri veya ahşap ve mermer gibi yapı malzemeleri bağışlamıştır. Bu nedenle Barış Sarayı sadece dünya için değil, aynı zamanda dünyadan bir yer olma özelliği taşımaktadır.
******************
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.