KÖKLER VE KOPUŞ
10.10.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

KÖKLER VE KOPUŞ
Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin elbet emekçi kesim için bir bedeli vardı.
Bu kopuşu kentleşme süreci başlattı.
Kültüründen arabasından çocukluk arkadaşından kopan büyük kentlerde yalnızlığa yabancılaşmaya ve ürkekliğe itildi.
Toprağını ekip süremeyen Mustafa arazisini kat karşılığı bir müteahhite verip kente yerleştikten sonra ticareti beceremeyip parayı har vurup harman savurunca müteahhitin ” Huzur Apartmanı”nda kapıcı olmayı yeğledi ya da sistem tarafından mecbur bırakıldı.
FON magdurları da öyle.
Çalışmadan kısa yoldan para kazanayım derken Kabe etrafında dönerken kafasını Hacer-ül Esved’e sokarken kafasında binbir tilkinin dolaştığı türbanlı, abdestli Fatma bacı, foncuların parasını üfleyip götürdü!..
Burada suçlu kim?
Toprağından kopup kalabalık kentin yalnızlığında bunalıma giren Şevki mi?
Yoksa sistemin kendisi mi?
Yalan, kuru kalabalık, hamaset, biraz da din soslu deyişler, tevekkül falan filan, fişmekan!..
Okuma ve araştırma alışkanlığı olmayan vatandaş; Hayri ve Hayriye bacı, bu siyasi tuzağa çabuk düştü!
Köyden kente akın edenler, önce az önce dediğim gibi gelenek görenek, çevre ve akrabalarından koparılmış kentte vergilendirilmesi, sonra köyü Pergel yasayla mahalleye dönüştürüldü ve asgari ücrete mahkum edildi…
Çıkış yolu yok mu?
Tabii ki var.
Karar Parti çatısında toplanmak, faşizmin saldırılarına karşı uyanık ve stratejili davranmak!
Ve.. Oyunu kuralına göre oynamak!..
Metin İmer
Karar Parti’de Emeklilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Yazar -Yönetmen
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.