BKM: Esnafına Sahip Çık! (2)
10.09.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

BKM: Esnafına Sahip Çık! (2)
Suat Umutlu / 10.09.2026
”Medeniyetlerin ve şehirlerin çöküşü, ticaretin tekel altına alınması ve küçük üreticinin ezilmesiyle başlar.” –
İbn Haldun
*
“Soğuk, endüstriyel ve standart” yüzüne rağmen zenginliğini her geçen gün artıran onbinlerce “zincir” market karşısında siftahsız evinin yolunu tutan dertli mi dertli yüzbinlerce küçük esnaf gibi cebindeki 5 kuruşun hesabını yaptığı için sokağındaki esnaftan alışveriş yerine ‘alışıverdiği’ AVM’leri tercihe mahkum milyonlarca tüketicinin de huzursuz, mutsuz ve gelecekten umutsuz olduğu böylesi ahval ve şeraitin dar gelirli “mahalleli” ile “dost” esnafı birbirine yabancılaştırdığı dikkate alındığında meselenin sadece ekonomik değil sosyolojik olduğu da söylenebilir.
Gerçekten Bertolt Brecht’in dediği gibi”Hapishaneler, yasalar, ordular…
Dünya ne kadar akıllı düzenlenmiş; ama ekmek bulamıyor insanlar…” ki, bizim de halet-i ruhiyemiz maalesef bu…
Tüketici okurlardan gelen haklı tespit ve soru(n)lara baktığımızda; Mesele “yalnızca tüketicinin tercihi değil alım gücü, fiyatlar, rekabet ve ekonomik düzen meselesidir. Esnafı korumanın yolu, daralan cebinden fedakârlık beklemek değil, büyük sermayeyle adil şartlarda rekabet edebileceği bir düzen kurmaktır.
Vatandaşa da yerel esnaftan alışveriş yap demeden önce üç harflilere yönelten, adeta mahkum eden şartları konuşmaktır” diyen Zeynep Kara haksız olabilir mi?
Ya da “meseleyi sadece alışveriş yapmak olarak değil, mahalle kültürünü ve emeği de yaşatmak olarak görülmeli ve zincir marketlerdeki rekabet fiyatları karşısında esnafın halkı teşvik edecek bir gücü var mı?” diye soran Didem Sındır’a nasıl cevap verilebilir?
Keza Gülay Yüksel’in, “Özellikle gıda sektöründe AVM’lerin kitleleri etkileyen cafcaflı ambalajlarının bilhassa çocukları büyülediği ve onların da sanal dünyadan esinlenerek bol bol tüketiyorlar” dediği ortam sizce de yok mudur?
İşte düşünülmesi, sorgulanması ve uygulanması gereken üç beş şey; Devletin, yerel yönetimlerin vs. özellikle enflasyon ve alım gücü noktasında sosyo-ekonomik destek politikalarını acilen uygularken gelişmiş ülkelerde olduğu gibi dev marketleri de şehir merkezinden uzağa çekmesi ve her mahallede, her sokakta kontrolsüz üç beş harfli AVM’lerin açılmasının önüne geçmesi belki hem tüketici hem de küçük esnaf için rahatlatıcı olacaktır ama yeterli değildir.
Zira Montesquieu’nün dediği gibi “Ticaret tekele dönüşürse ahlak da göç edermiş”, artık küçük işletmelerin de tedarik, nakliye ve pazarlama zincirinde (B)üyük (K)apitalist (M)arketlerin tekelini kırabileceği, rekabet edebileceği oluşumlara ihtiyaçları olduğunu idrak edip bu meyanda mesela ortak alım kooperatifleri kurması, kendi mahallesi içinde dahi olsa kurye ağı ile “teslim” hizmetini ve “dijital ödeme” kolaylığını artırması gibi uygulamalar da önemli sonuçlar verecektir.
Yoksa salt dar gelirli tüketicinin vicdanen ya da “mahalleli” bilinciyle vereceği destek ne olursa olsun adı küçük dostluğu büyük bu esnaflarımızı ayakta tutmaya yeterli ol(a)maz.
Unutulmamalıdır ki, her şeyin parayla ölçüldüğü, insanın ve emeğin ezildiği bir dünyada, insanı ve doğayı metalaştıran bir canavar olan piyasa ekonomisi frenlenmezse ne tüketici rahat nefes alabilir ne de esnaf iflah olur.
Son söz; (y)öneticisi ve (e)snafıyla çağa uygun hale getirilen bir sistemde elbette (m)ahalleli tüketicileri de bilinçli hareket edecektir ve BKM dediğimiz “Birleşen Küçükler Mucizesi” gerçekleşmiş olacaktır.
Netekim!…
Ne biz mahalleliler ne de küçük esnaflarımız üç beş harflileri doyuracak yem değiliz.
Suat Umutlu /
Çivril, 10.09.2026
*
Not: Denizli’nin şirin mi şirin Yeşil Çivril ilçesinde bugün başlayan ve 4 gün sürecek 28. Uluslararası Elma, Tarım ve Kültür Festivali yerel esnaflarımıza sahip çıkmanın bir adımı olabilir. Bekleriz!
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.