BKM: Esnafına Sahip Çık! Bakkal, Kasap, Manav… “Simitçi, Kahveci, Gazozcu”
07.09.2026
Kişi Okumuş
0 Yorum

BKM: Esnafına Sahip Çık!
Bakkal, Kasap, Manav…
“Simitçi, Kahveci, Gazozcu”
Suat Umutlu / 07.09.2026
Bir ülkenin kalkınmasında ortaya çıkan ekonomik sıkıntıların yarattığı geleceğe dair kaygılar, ancak aidiyet bilinci hâkim olur ve herkes kendi payına düşeni yaparsa sona erer ki, bu, “insan ve insanlık” değerlerini yaşatmak demektir.
İşte; yaşadığınız kentin sokaklarında gezerken sağda solda görüp “Merhaba! Hayırlı işler” dediğiniz ama günümüzün sosyo-ekonomik ortamında, geçim derdindeki tüketicilerin de seçim yapmak zorunda kalıp mümkün mertebe çoğu zaman uğra(ya)madığı, artık siftahsız evinin yolunu tutan binlerce esnafımızdan söz etme vaktidir diye düşünüyorum.
Gerçekten; senin yeterince alışveriş yap(a)madığın (B)akkal Hüseyin, yılda bir kaç kez gidebildiğin (K)asap Ferhat ya da arasıra sebze meyve aldığın (M)anav Selahattin…
Ekmeğini aldığın fırıncı Muhsin, eskiyen ayakkabına pençe yaptırdığın kunduracı Hacı Göde Mehmet, moda diyerek pantolonuna ispanyol paça, dizlerine yama yaptırdığın terzi Nail…
Yeri geldiğinde tıraş olduğun berber Erol, evinin anahtarı kaybolduğunda çağırdığın çilingir Bayram, sehpa yaptırdığın marangoz Hakkı Usta…
Hatta “okuyup adam olsun” dediğin çocuğuna defter kitap aldığın kırtasiyeci Tekin…
Kısaca “Tombik” dönerci Ergül’ü, kokoreççi Ahmet’i ve “Simitçi Kahveci Gazozcu”suyla da hayatı paylaştığımız “mahalleli”lerimiz onlar…
Ama, fakat, lakin!
Kâh veresiye alışveriş yaptığın, kâh borç istediğin; evinin anahtarını ya da korkmasın diye çocuğunu emanet ettiğin hatta düğününde cenazende yanında olsalar da ahval ve şeraiti hiç ama hiç iyi değil ve hem biz hem de onlar dertli…
Hepimizin bildiği gibi, yerli sermayeli olsalar da ortaklık yapısıyla ülkede adeta örümcek ağı gibi binlerce AVM açan üç beş harfli (B)üyük (K)apitalist (M)arketler bu durumun en önemli sebebi, zira serbest piyasa ekonomisinde arz zinciri onların tekelinde olduğundan küçük esnaflar tek tek kapanmak zorunda kalıyor.
İkincisi büyük AVM’lerin kasalarına akıttığımız milyarlarca lira onların ana merkezlerinde toplandığından ne yerelde ne de yereldeki esnafımızda tekrar harcanması da asla mümkün olmuyor. Bunun doğal sonucu olarak o üç beş harfliler yine büyürken yalnız bırakılan esnaf ise iflasla karşı karşıya kalıyor.
Tüketicilerin de, sadece samimiyetin ve tebessümün değil, bereketin de görünen yüzü olan bu esnaflar için sorumluluk alıp destek vermesini ticari bir tercihten öte bir mahallenin, bir sokağın ruhunu savunmak olarak görmesi gerekir. Onlar ki, zincir marketlerin asla veremeyeceği güveni veren, “Veresiye” defterinden öte adınızı bilen, çocuğunuzu tanıyan belki “küçük” esnaf ama kalbi “büyük” dostlarınızın yanında olmak, bir ailenin geçimine, bir çocuğun eğitimine olduğu kadar yaşadığınız bölgenin kalkınmasına da katkı sağlayacaktır.
Unutmadan; kesin olan, o zincir marketlerin “soğuk, endüstriyel ve standart” yüzüne inat mahalle esnafının “sosyal” hayatımızın parçası olmasıdır. Sırf birkaç lira ucuza almak adına onları kaybetmenin bedelinin daha ağır olacağı da kuşkusuzdur. Bu nedenle mahalleli olarak dayanışmanın, esnaflarımıza köstek değil destek olmanın vaktidir.
Bu meyanda belki basit ama önemli adımlar atarak üç harflilere “dur” denilebilir mi bilinmez ama mesela, günlük gıda, manav ve şarküteri vb. ihtiyaçlarınızda “Alışveriş Önceliği”ni büyük AVM’ler yerine mahallenizin bakkalı, kasabı, manavından yana kullanabilir, “Hizmet” sektöründe sucu İbrahim’i, elektrikçi Süleyman’ı, inşaatınızda Ramo’yu tercih edebilirsiniz.
Bakınız! Belki de en önemlisi, kaliteli hizmet sunan küçük işletmeleri; hangi mahallede ya da sokakta olursa olsun sadece eşinize dostunuza değil, “Sosyal Medya” ile çevreye duyurmanız, destek anlamında “Tavsiye Kültürü”nü zihinlere yerleştirebilir.
Elbette; tüm bunların tek başına yeterli ol(a)mayacağı da kuşkusuzdur. Eğer bu esnaflarımız ve bağlı oldukları dernekler sorumluluk bilinciyle hareket eder ve biraraya gelirlerse; tedarik, nakliye, pazarlama zincirinde karşılarına çıkan o tekelci zihniyetten kurtulma yolunda gerekli adımları atarlarsa herşey daha farklı gelişebilir ve dönüşebilir. Onlardan beklenen sadece “Biz esnaflar (B)irleştik, ve halkımızın da (K)azanacağı alım-satım (M)erkezlerini, tıpkı onlar gibi üç harfli BKM’leri kuruyoruz” demeleridir.
Son söz; Ben naçizane BKM dedim ama bunu ister “Bakkal Kasap Manav” diye, ister “Berber Kahveci Marangoz” diye okusunlar farketmez, zira BKM demek
(B)irleşen (K)üçükler (M)ucizesi olup
tüm esnaflarımızın ifadesidir.
Tıpkı tabelalarında yazdığı gibi,
“BKM Bizim Bakkal”,
“BKM Çınar Kırtasiye”
“BKM Sevilen Muhallebici”
Hacı!
Geçen gün “aradım, aradım ama bulamadım” diyordun, BKM’ye de (B)a(K)alı(M) mı?
Unutmadan, esnafına sahip çıkarsan, o zaten sahip çıkar. Yeter ki; hayatın içinde “mahalleli” olabilelim.
Suat Umutlu /
Çivril, 07.09.2026
İlgili Terimler :
YORUMLAR
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.