Kars’ın Bozkırlarından Şiirin Gönül Ufuklarına: Samet Yıldırım’ın “Sultani” Yolculuğu

05.09.2026

Kişi Okumuş

0 Yorum

Kars’ın Bozkırlarından Şiirin Gönül Ufuklarına: Samet Yıldırım’ın “Sultani” Yolculuğu

 

 

Kars’ın Bozkırlarından Şiirin Gönül Ufuklarına: Samet Yıldırım’ın “Sultani” Yolculuğu

 

​Hayat bazen insanın karşısına sert iklimler, gurbet yolları ve erken yüklenen sorumluluklar çıkarır. Fakat mühim olan, şartlar ne kadar çetin olursa olsun, içindeki o öğrenme ve üretme ateşini söndürmemektir. Hemberice Kelâmlar’da bu defa, Doğu’nun azametli bozkırlarından yola çıkıp ilmek ilmek işlediği mısralarla edebiyat dünyamızda kendine müstesna bir yer edinen değerli şairimiz Samet Yıldırım’ı, namıkatıyla Sultani’yi konuk ediyoruz.
​

Kars’ın sert iklimi, geniş ufukları ve mert insanlarıyla harmanlanmış Hacıveli Köyü’nde başlayan bir yaşam hikâyesi bu… Dokuz kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelen Samet Yıldırım, çocukluğunu doğanın ve köy hayatının tam kalbinde geçirdi. İlkokulu kendi köyünde, ortaokulu ise komşu köyde okurken kaderin ve gurbetin çağrısıyla henüz 2. sınıfta okul yollarına veda etmek zorunda kaldı.

​Ancak mektepten uzak kalmak, onun ruhundaki ilim ve irfan merakını bitirmeye yetmedi. İzmir’e uzanan gurbet yolculuğunda bir elektrikçinin yanında çırak olarak hayata atıldı. Menemen’deki Çıraklık Eğitimi Merkezi’nde azimle çalışarak kalfalık, ustalık ve eğitici ustalık belgelerini tamamladı; alın teri ve tecrübesiyle formenlik ve bölüm şefliğine kadar yükseldi. Onun bu hayat mücadelesi, imkânsızlıklara bahane üretmek yerine azimle kendini yetiştiren insan tipinin en güzel nişanelerinden biridir.

Peki, meslek hayatındaki bu başarı edebiyatla nasıl buluştu?

​Her büyük sevdada olduğu gibi, bu yolculukta da küçük ama tesir gücü yüksek bir kıvılcım vardı: Bir askerin şiir defteri… Henüz çocuk yaşta eline geçen o mütevazı defter, Yıldırım’ın gönül kapılarını araladı. O defterdeki dizelerle kendi iç dünyasını keşfetti, kalemi eline aldı ve bir daha da hiç bırakmadı. Zamanla o ilk mısralar büyüdü; gazete sayfalarına, dergilere, radyo ve televizyon programlarına taşınan köklü bir sanat yolculuğuna dönüştü.
​Sultani’nin düşünce dünyası İslamiyet’in derin hikmetleriyle beslenirken, şiirdeki ilham kaynağı ise halk şiirinin ulu çınarı Karacaoğlan oldu. Karacaoğlan’ın o samimi, iddiasız, doğayla ve halkla iç içe söyleyiş tarzı, Yıldırım’ın şiir anlayışının temel taşını oluşturdu. Onun gözünde şiir, sadece kâğıda dökülen süslü kelimeler bütünü değildir; insanın kendini araması, gönülden gönüle köprüler kurması ve yarınlara silinmez bir iz bırakmasıdır.
​

Bugün edebî meclislerde, şiir söyleyişlerinde ve kültür buluşmalarında “Sultani” mahlasıyla yer alan Samet Yıldırım; Türk edebiyatına kalıcı değerler bırakmak, mısraların sıcaklığıyla yeni nesillerin gönlüne dokunmak için yazmaya devam ediyor.
​

Kars’ın ayazında başlayan bu öykü, bugün kelimelerin samimiyetiyle içimizi ısıtıyor. Bir zamanlar köy patikalarında başlayan o sessiz yürüyüş, şimdi şiir sayfalarında ve okurların yüreğinde yankılanıyor.

​Azmin, samimiyetin ve kalemin gücünü bizlere bir kez daha hatırlatan değerli şairimiz Samet Yıldırım’a (Sultani), mısralarla örülü bu uzun yolda yeni eserler, hayırlı ömürler ve nice gönül buluşmaları diliyorum.

​Kelimelerin rehberliğinde, şiir aşkıyla yanan bütün gönüllere selam olsun…

 

SANA BENZİYOR

​Akasyanın dalı, kırın sümbülü,
Açan her tomurcuk sana benziyor.
Gönül bağımızın dertli bülbülü,
Gülün her gülüşü sana benziyor.

​Ömrüme ışıksın, ruhuma canan,
Gönlümün teline sözlerim yanan.
Sevdanın baharı kuşatmış saran,
Sevdanın baharı, sana benziyor.

​Gözlerin ömürdür, bakışın derin,
Cihana değişmem yakar gözlerim.
Yüreğe su serper tatlı sözlerin,
Türkülerin aslı sana benziyor.

​Sensiz geçen günler zifiri gece,
Çözülmez içimde kutsal bir hece.
Sırrını saklarsın derin gizlice,
Gönüldeki Alev sana benziyor.

​Dünyaya bedeldir bir tek bakışın,
Yüreğin kalbime gizli sır aşkın .
İlmek ilmek aşkla kalbe nakışın,
Göklerin yıldızı sana benziyor.

​Aklımı başımdan aldı bu sevda,
Gezdirir peşinde eylemez feda.
Gözümden dökülen kutsal damlada,
Bulutun gözyaşı sana benziyor.

Çiçekler baharı açınca mutlu.
Seherde sevgiler baharı kutlu.
Arı bal peşinde uçar umutlu
Çiçeklerin özü sana benziyor

​Samet’im bıkmadım senin aşkından,
Bir ömür vazgeçmez sevda köşkünden.
Eser deli rüzgâr yürek mülkünden,
Esip geçen yeller sana benziyor.

​Samet Yıldırım (Sultanî)

 

SAMET YILDIRIM
Şair – Yazar
“Sultani” Mahlası

Doğum Yeri: Kars – Hacıveli Köyü
Samet Yıldırım, şiir dünyasında “Sultani” mahlasıyla tanınan şair ve yazardır. Kars’ın mertliği ve zorlu iklimiyle yoğrulan Hacıveli Köyü’nde, Yusuf Bey ve Fincan Hanım’ın dokuz evladının en küçüğü olarak dünyaya geldi.

Çocukluk yılları tarım ve hayvancılığın içinde, geniş bozkırların ve doğayla iç içe köy yaşamının atmosferinde geçti. İlkokul eğitimini Hacıveli Köyü’nde tamamladı. Ortaokula komşu köyde devam etti; ancak eğitim hayatına ikinci sınıfa geçmeden ara vermek zorunda kaldı ve genç yaşta gurbet yolculuğu başladı.
İzmir’e giderek bir elektrikçinin yanında çırak olarak çalışma hayatına başlayan Yıldırım, eğitimden kopmasına rağmen öğrenme ve kendini geliştirme azmini hiçbir zaman kaybetmedi. Menemen Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki çıraklık okulunda eğitimine devam ederek kalfalık, ustalık ve eğitici ustalık belgelerini aldı. Meslek hayatında edindiği bilgi ve tecrübelerle formenlik ve bölüm şefliği görevlerine kadar yükseldi.

Şiirle Tanışması

Samet Yıldırım’ın şiire olan ilgisi henüz çocukluk yıllarında başladı. Tesadüfen eline geçen bir askerin şiir defteri, onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Defterdeki dizeler, içinde daha önce adını koyamadığı duyguların kapısını araladı.
İlk yıllarda yazdıklarının kendisini nereye götüreceğini bilmese de kaleminden vazgeçmedi. Yıllar içerisinde kaleme aldığı şiirleri çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda yer aldı.

Şiiri yalnızca edebî bir uğraş olarak değil, insanın gönül dünyasını ifade etme ve gelecek nesillere aktarma biçimi olarak gören Yıldırım, Türk edebiyatına kalıcı eserler bırakmayı amaçlamaktadır.

Şiir Anlayışı ve İlham Kaynağı

İslamiyet’in derin hikmetlerinden beslenen bir okuma ve düşünme yolculuğuna sahip olan Samet Yıldırım’ın şiir dünyasındaki önemli gönül rehberlerinden biri Karacaoğlan’dır.

Karacaoğlan’ın samimiyeti, doğallığı ve halkın içinden gelen söyleyişinden ilham alan Yıldırım, şiiri bir yaşam biçimi olarak görmektedir. Şiir söyleyişlerine ve edebî buluşmalara katılarak şiirin gönülden gönüle aktarılmasına katkı sunmaktadır.

Sanat Hayatındaki Gayesi

“Sultani” mahlasıyla şiir yolculuğunu sürdüren Samet Yıldırım’ın en büyük gayesi; Türk edebiyatına kalıcı değerler kazandırmak, gönüllere dokunan eserler ortaya koymak ve şiir sevgisini gelecek kuşaklara aktarmaktır.

Kars’ın bozkırlarında başlayan hayat hikâyesini şiirin mısralarıyla sürdüren Yıldırım, yazmayı, okumayı, şiiri yaşamayı ve yaşatmayı hayatının önemli bir parçası olarak kabul etmektedir.

“Şiir aşkıyla yanan bütün gönüllere selam olsun.”

 

*****

Samet Bey, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Samet Yıldırım: Ben Samet Yıldırım. Şiir dünyasında “Sultani” mahlasıyla tanınıyorum. Hikâyem, Kars’ın Hacıveli köyünde başladı. Yusuf Bey ve Fincan Hanım’ın dokuz evladının en küçüğüyüm. Çocukluğum köy hayatının, tarımın ve hayvancılığın içinde, doğayla iç içe geçti.
İlkokulu köyümde tamamladım. Ortaokula komşu köyde devam ederken hayat şartları nedeniyle ikinci sınıfa geçemeden okuldan ayrılmak zorunda kaldım. Daha sonra İzmir’e giderek bir elektrikçinin yanında çırak olarak çalışmaya başladım.

Eğitim hayatım yarım kalmış olsa da öğrenme isteğim hiç bitmedi. Menemen Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki çıraklık okuluna devam ederek kalfalık, ustalık ve eğitici ustalık belgelerimi aldım. Meslek hayatımda da çalışarak formenlik ve bölüm şefliği görevlerine kadar yükseldim.
Ancak hayatımın bir başka tarafında hep şiir vardı. Kalbimdeki şiir sevgisi beni hiçbir zaman bırakmadı.

Mahmut Çiçekdağı: Ne zamandır şiir ve edebiyatla ilgileniyorsunuz?

Samet Yıldırım: Şiirle tanışmam çocukluk yıllarıma dayanıyor. Küçük yaşlarda tesadüfen bulduğum bir askerin şiir defteri, benim için adeta bir dönüm noktası oldu. O defterdeki dizeler bende farklı duygular uyandırdı.

İlk zamanlarda yazdıklarımın nereye varacağını bilmiyordum. Sadece içimden gelenleri kâğıda döküyordum. Zaman içerisinde bu duygular şiire dönüştü. Yıllar içinde şiirlerim çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda yer buldu.

Bugün hâlâ yazmaya, okumaya ve kendimi şiirin içerisinde geliştirmeye devam ediyorum.

Mahmut Çiçekdağı: Yazmanızdaki en büyük etken nedir?

Samet Yıldırım: Benim için şiir, insanın iç dünyasının dışa vurumudur. Hayatta yaşadıklarım, gördüklerim, insanların sevinçleri, hüzünleri, özlemleri ve gönül dünyası şiirlerime yön veren en önemli unsurlar.

Bazen bir insanın sözü, bazen bir manzara, bazen geçmişten gelen bir hatıra, bazen de sessizce yaşanan bir duygu kalemi elime almama vesile olur.
Şiir benim için yalnızca kelimeleri yan yana getirmek değildir. Şiir, gönülden geleni gönüllere ulaştırma sanatıdır.

Mahmut Çiçekdağı: Yazarken çektiğiniz en büyük zorluklar nelerdir?

Samet Yıldırım: En büyük zorluk, insanın içindeki duyguyu doğru kelimelerle ifade edebilmesidir. Çünkü bazı duygular vardır ki kelimelere sığmaz.
Bir şiiri yazmak kadar, o şiirde anlatmak istediğiniz duyguyu bozmadan doğru sözcükleri bulmak da önemlidir. Bazen bir mısra üzerinde uzun süre düşündüğüm olur. Şiirin samimiyetini kaybetmemesi benim için çok önemlidir.

Mahmut Çiçekdağı: Kitaplarınız hangi yaş grubuna hitap ediyor?

Samet Yıldırım: Şiirin belirli bir yaş sınırı olduğuna inanmıyorum. İnsan hangi yaşta olursa olsun şiirde kendisinden bir parça bulabilir.
Benim şiirlerimin de gençlerden büyüklere kadar farklı yaş gruplarındaki okuyuculara ulaşmasını isterim. Çünkü şiir, insanın yaşından önce gönlüne hitap eder.

Mahmut Çiçekdağı: Şiirlerinizde belli bir yaş grubu var mı?

Samet Yıldırım: Hayır, şiirlerimi belli bir yaş grubuyla sınırlandırmıyorum. Gençlerin de yaş almış insanların da kendi dünyalarından bir şeyler bulabileceği şiirler yazmaya gayret ediyorum.

Benim için önemli olan, şiirin okuyucunun gönlünde bir karşılık bulmasıdır.

Mahmut Çiçekdağı: Yazarken ilham aldığınız şeyler nelerdir?

Samet Yıldırım: İlhamın hayatın her yerinde olduğuna inanıyorum. Çocukluğumun geçtiği Kars’ın bozkırları, köy hayatı, doğa, insanlarımız, yaşanmışlıklar ve gönül dünyamız şiirlerime ilham veriyor.

Ayrıca İslamiyet’in derin hikmetleriyle yaptığım okumalar da düşünce dünyamı besliyor. Fakat şiir anlayışımda gönül rehberlerimden biri her zaman Karacaoğlan olmuştur.
Onun samimiyeti, doğallığı ve insanı doğrudan yakalayan söyleyiş biçimi beni derinden etkilemiştir.

Mahmut Çiçekdağı: Beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?

Samet Yıldırım: Karacaoğlan benim için ayrı bir yere sahiptir. Onun şiirlerindeki samimiyet ve doğallık beni her zaman etkilemiştir.
Bunun yanında Türk edebiyatının farklı dönemlerinde eser veren şair ve yazarları okumaya gayret ediyorum. Her şairin ve yazarın kendine özgü bir dünyası vardır. Okudukça insan hem başkalarını tanıyor hem de kendi kalemini daha iyi keşfediyor.

Mahmut Çiçekdağı: Yazarken görüş alışverişinde bulunduğunuz kişiler oluyor mu?

Samet Yıldırım: Elbette. Edebiyat insanı tek başına bir yolculuğa çıkarsa da dostların, şairlerin ve yazarların fikirleri bu yolculuğa katkı sağlar.
Şiir söyleyişlerine ve edebiyat ortamlarına katılmayı seviyorum. Farklı insanlarla bir araya gelmek, şiir üzerine konuşmak ve düşüncelerimizi paylaşmak benim için çok değerli.

Her fikir insanın ufkuna yeni bir pencere açabilir.

Mahmut Çiçekdağı: Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?

Samet Yıldırım: Okurlarıma en büyük tavsiyem; okumaktan, düşünmekten ve gönüllerindeki güzellikleri yaşatmaktan hiçbir zaman vazgeçmemeleridir.
Şiir yalnızca yazılan bir metin değildir; şiir yaşanır, hissedilir ve gönülden gönüle taşınır.

Ben “Sultani” mahlasıyla kalemimden dökülen her mısranın okuyucunun gönlünde bir iz bırakmasını arzu ediyorum. Türk edebiyatına kalıcı değerler bırakabilmek ve gelecek kuşaklara güzel bir miras bırakmak en büyük gayemdir.

Şiir aşkıyla yaşayan, kalbinde güzellik taşıyan bütün gönüllere selam olsun.

Teşekkürler

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.