Sessizliğin Unutulan Yanı

24.07.2026

Kişi Okumuş

0 Yorum

Sessizliğin Unutulan Yanı

 

Sessizliğin Unutulan Yanı

 

Gürültünün bir kural, sessizliğin ise neredeyse bir kusur sayıldığı bir çağda yaşıyoruz.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte cebimizde titreyen cihazlar, sokağın uğultusu, fonda hiç susmayan televizyonlar ve en çok da zihnimizin içinde bitmek bilmeyen o iç konuşmalar…

Etrafımız o kadar çok sesle sarılı ki, kendimizle baş başa kalmanın nasıl bir his olduğunu neredeyse unuttuk.

Eski zamanlarda sessizlik, bir eksiklik ya da yalnızlık emaresi değildi; Aksine zihni dinlendirmenin, düşünceyi olgunlaştırmanın en asil yoluydu.

Bugün ise bir ortamda birkaç saniyelik bir sessizlik oluştuğunda hemen bir huzursuzluk dalgası yayılıyor.

İnsanlar alelacele telefonlarına sarılıyor, yersiz bir cümleyle o boşluğu kapatmaya çalışıyor.

Sanki sessizlik, yüzleşmekten korktuğumuz bir ayna tutuyor yüzümüze.

O aynaya bakmamak için de gürültüyü bir kalkan gibi kullanıyoruz.

 

Yalçın Sevim

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.